ALACAKARANLIK..
''Eğer sana zarar verirsem yaşayamam.Beni istediğin sürece seni her zaman isteyeceğim.Sonsuza kadar...''
Edward
''Onun bir yanı kanıma susamıştı fakat ona geri dönülemez bir biçimde aşık olmuştum'
Bella
Bu replikler kazındılar aklıma doğrusu.Hele Edwardın söyledikleriçBen dahil bütün genç kızları kendine haran bıraktı.Bu arada söylemeden geçemeyeceğim filmde afiştekinden çok daha yakışıklı duruyordu.Film aslında biraz dizi tarzında,yani 1. bölüm falan. Klasik imkansız aşk hikayesi ustaca değişltirilmiş ve mükemmel bir biçimde önünüze sunulmuş.Filmdeki sadelik sizi yanıltmasın bence çoook etkileyici.Hele de Edward.Daha yeni ay ve tutulma filmleri çıkmadı ancak kitapları var.Bir de kötü haberim var, serinin son kitabı basına sızdırıldığında yazar kitabı bitirmiyormuş.İnşallah vazgeçer de bitirir.Fazla söze ne gerek var.Bence çoook güzel bir film.Uzun süre etksiniden kurtulamıyorsunuz.Ha tabi bir de vampir sevgiliniz olsu n istiyorsunuz o o ayrı mesele :))))
RECEP İVEDİK 2(YORUMCUUU)
Recep İvedik 2 yi en nihayetinde izledim.Bana sorarsanız eğer, cık fos çıktı bizim recep.1. bölümdeki komiklikten öyle fazla eser yok. Daha çok bas küfürü güldür seyirciyi mantığı var.O mimiklerden danslardan hiçbirini bu lamadım doğrusu.Gerçi bir tek japonlarla oyandığı sahne komikti ama ona bile cinsellik eklemişlerdi.Yani filmin ana temasında biraz cinsellik ve küfür karışımı vardı.Bu da filmi basitleştirmiş,seviyesizleştirmiş.Ben içimideki saf İvedik'i çıkaracaklarını ummuştum,ancak bu filmde recep ivedik iyice yoldan çıkmış.Eğer gülmek istiyorsanız bence bu filme gitmeyin paranıza yazı olur.Onun yerine size romantik olan Alacakaranlıkı tavsiye edebilirim.Kate Winslet'e Oscar kazandıran The Reader'e bir göz attım ama cık onda da iş yok, yani tamamını izlemedim ama izlediğim kadarıyla.Onda da cinsellik ön planda.Neden hiç adam gibi film yapılmıyor anlamıyorum,nedir milletimizin bu belden aşağı muhabbeti ya? daha doğrusu dünya ülkelerinin..İnsanlar bu tarz filmlere daha çok gidiyorlar diye mi? Ya da sanat kisvesi altında aslında toplumun ahlakını bozan ama bunu farkmış gibi gösterdikleri için mi? anlamıyorum,sizden de yorum bekliyorumm...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
GÜZ SANCISI(SİZ OLSANIZ BU FİLMİ İZLER MİSİNİZ?)
Hatırla sevgili fanatikleri bilirler, Tomris Giritlioğlu şimdi de 6-7 Eylül olaylarını anlatacak bir film hazırlıyor.Ancak, Merakla beklediğim film konusunda bazı hayal kırıklıkları yaşamaya başladım.Öncelikle oyuncu kadrosuna bayıldım!!! Hele Beren Saatin oyunculuğu, fragmanlarda bile döktürmüş.Neyse, konusunu okuyunca filmin amacının biraz farklı olduğunu anlıyorsunuz.Çünkü, 6-7 eylül sonucu yapılan yağmaların ermeni ve rumlar açısından trajedi olduğuna dem vurmuşlar.İyi de, o dönem sadece onlar zarar görmedi ki!!! Bizim gencecik çocuklarımız, daha solculuğun ya da sağcılığın ne olduğunu bilmeden daldı birbirlerine.O veya bu şekilde, bence Tomris Hanım büyük bir haksızlık yapıyor.Filmin oyuncularından Umut Kurt bile ben nasıl böyle kötü bir karakteri oyayacağım bilemedim dedmiş.İyi de, o zamanlar sadece sağcılar mı kötüydü? neydi sağcıların amacı? Türk-İslam kültürünü yaşatmak,vatanı bölmek isteyen entel gruba karşı durmak!!! sizi bilmem ama ben böyle düşünüyorum.Hatırla sevgili döneminde solculuğa çok daha yakın olduğumu düşünüyordum.Nasıl olmayayım? herkes solcu be kardeşim!!
Harun,Ali,Defne,Zeynep,Deniz.... bunlar tamamiyle sütten çıkmış ak kaşık!!Ülkücülerden de Yaşar karakteri ılımlıymış da bilmem ne de... Kafamızda çizdikleri ülkücü modeli, kaba saba,şeriatçı,geri kafalı ve cani ruhlu..Allahaşkına bir tane numunelik kötü solcu yok mu?Şu anda PKK adı altında ülkemizi bölmek isteyenlere destek verenler solcular değil mi? eeee.Anladığım kadarıyla Tomris Hanım Türk değil, mesela Belçim Erdoğan da Şeyh Saitin torunu.Neden her projesinde Belçim Hanıma yer veriyor acaba? Neden bir kez olsun Kurtuluş Savaşını veya ermeni kırımına uğrayan Türklerle ilgili film yapmıyor da, sadece azınlıklara yönelik yapıyor.Bu resmen bir ihtilal çağrısıdır!! İnsanlara sana bunlar yapıldı unuttun mu deme çağrısıdır.Tomris Hanımın bu filmini kesinlikle sinemada izlemeyeceğim.Onun yerine CD ciden almayı düşünüyorum veya başka birinden.Bu filmi mutlaka izleyeceğim çünkü, bu filmle ilgili yapacağım eleştiriler en azından bir zemine oturmuş olacak.Bilirsiniz her film sonrası eleştirimi yaparım.Ancak bu film, daha vizyona girmeden kaybetti bence.Yanılıyo muyum? siz olsanız bu filmi sinemada izleyip, yapanlara para kazandırmak ister misiniz???
ISSIZ ADAM..
Kurban bayramında fırsat bu fırsat dedim sinemaya gittim. İlk yazım Issız Adam üstüne. Öyle methettiler öyle methettiler ki... Şu Adayla Adam ı göreyim dedim. (hahaha) Neyse, maalesef önlerdeydik boynum tutuldu valla. İlk başlarda film gayet hoş. Adamın kötü bir yaşantısı var, sonra birden Adayla tanışıyor, onu izliyor, konuşuyorlar.Ada tam hanım hanımcık güzel bir kız derken işin cılkı çıkıyor sayın okuyucu. Ne adammış be.. Bu adam sadist ben söyleyeyim size. Yani birkaç uygunsuz sahne vardı ilk başlarda. Alperin garip fantezileri var. Hoyrat birisi açıkça. Ama sanıyoruz ki Adayla tanışınca düzelecek falan. Yalan okuyucu yalan.Tanışmaları, Alperin Adaya kitap alması falan gayet romantik. Sonra kek olayı.. Alper aşçı ya,ona havuçlu tarçınlı kek götürüyor. Daha sonra bu kekin çok bahsi geçecek haberiniz olsun. Gayet romantik, saf ve duru sahneler. Adanın Alpere kahve atması, falan filan. Sonra Alper Adayı evine çağırıyor. En son sahne şu: Ada gözlerini kapatıp müzik dinlerken Alper üzerine eğilip öpmek için hamle yapıyor. Tabii benim düşüncem şu: Ada şimdi bu adamın üstüne geldiğini görse okkalı bir tokat atar. Öyle ya bizim kızımız hanım hanımcık. Ama öyle olmuyor. Alper Adayı öpüyor ve sonra Ada gitmek istiyor ve son noktada artık ben söylemeye gerek görmüyorum sizin anladığınızı umuyorum, başka şeyler oluo.Yani Ada bence bütün kıymetini yitirio. Çünkü zaten Alperin hayatında bir dolu böyle kız var, o zaman Adanın ayrıcalığı ne ki? 2. bölüm zaten çook sıkıcıydı. Ada ve Alper arasında olanlar devam edio. Alper Adayı annesiyle tanıştırıyor. Ve en çok garipsediğim nokta şu: Otobüsten inen Alperin annesi Adayla konuşuyor.Ne kadar yakın arkadaşsınız falan dio. Sonra sık sık Alpere gider misin dio. Ada evet dio. Annesi yani arkadaş gibi mi yaşıosunuz dio. (bunu anladınız umuyorum) Ada evet dio. Şimdi burada arkadaş hayatı dediği normal arkadaş hayatı değil. E bu kadın Anadoludan gelme gerikafalı kadın. Nasıl buna oh oh iyi diyebiliyor ben anlamıyorum..Son çok saçmydı zaten. Alper Adadan ayrılmak istio, Ada krizler geçirip gidio. E hani çok seviodun, nasıl vazgeçtin? 5-6 yıl sonra Alper ve Ada sinemada karşılaşıo. Ama Ada gayet güzel gülümsüo, konuşuolar. Ada hemen evlenmiş,İngilteree yaşıomuş. Cüzdanında bir kız resmi gösterio kızım İrem die. Ama kız en az 4-5 yaşlarında. Bence ya Adanı kızı değil ya da Ada ayrılır ayrılmaz evlenmiş. Bu arada zamanın geçtiğini göstermek için saçlarını kısa kestirmiş, o da çok alakasız olmuş ve yakışmamış. Sonra mesela Alperin ayrıldıktan sonra yıkıldığını, Adanın emlakçıya dönen dükkanı önünde nasıl beklediğini görüyorsunuz. Ada da Alperin doğduğu yere gidio. Bir cd sini hatıra olarak alıo.En son sahnede tam giderlerken birden sıkıca sarılıolar. Ve sonra ayrılıolar, Alper gidio falan. Konu klasik ve 2. yarı berbat.Bence Ada saf ilk tanıştıkları gibi saf ve duru kalmalıydı.Ayrıca madem bu kadar üzülecekler ayrılmasalardı. Hem bence Alper yerine daha yakışıklı ve albenili biri olsa daha çok üzülürdüm sanırım.Bu Alper çok soğuktu. Yani rolüne uymuş ama gene de yapay. Yani düşlerinizi süsleyemez, Ada ve Alperin sonu hakkında fikir üretmekten zevk alamazsınız. Bir Dudaktan Kalbe nin Kenan ve Lamiası gibi tamamlayamamışlar birbirlerini..

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
CAN DÜNDAR'I KINIYORUM...
Sevgili okuyucu,
Şimdi soracaksın ne oldu hani, sen bu Mustafa filmini beğenmiştin diye. Açıklıyorum, açıklıyorum....Aslında bu yazıyı çooook önce yazmalıydım ama anca vakit buldum. Tamam film güzeldi ama kafamda küçük bir soru işareti vardı. Önceleri umursamadım, belki yanlış anladım diye. Sonra, acaba? dedim. Gerçi hep muhalefet edenleri susturdum ama belki de filmde bir yanlışlık vardı. Ama ne?
ATANIN İNSANİ YÖNÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN YANLIŞ ZAMAN
Film gayet normal aslında. Az çok bildiğimiz şeyler. Tamam biliyoruz, Atatürk sirozdan öldü, tamam içki içerdi,tamam sevgilisi vardı (olamaz mı yani o da insan sonuçta), tamam belki Cumhuriyetin ilk yıllarında biraz sertti, bazı konularda hafif paranoyaktı ama bunların bu filmde gösterilmesi, hem de en açık! biçmiyle gösterilmesi beni yordu diyebilirim. Tam da Atatürk'ü hatırlamaya en çok ihtiyacımız varken, Can Dündar daha genel bir film yapabilirdi..Ayrıca, Atanın bu kadar özel hayatını bilmeye ihtiyacımız yoktu kanımca, dimi ama?
TURKCELL MESELESİ
Turkcell meselesine gelince, bu konu çok tartışıldı. Bi bakıyorsunuz adam Turkcelli kötülüo, bi bakıyorsunuz yere koyamıyor, bu konuyu iyice araştırdım ve Turkcellin Atanın şahsi hayatına çok girildiği için sponsor olmadığını anladım. Eh, Hürriyet gazetesi, ben sana ne diyeyim gaza getirdin bizi.
SON
Atanın insani yönünü, bu kadar açık göstermek için yanlış zaman derim ben, tam da sözde dindar! kişilerin aradığı fırsattı bu. ATAYI CAHİL HALKA YANLIŞ TANITMAK.
BU YÜZDEN KINIYORUM SENİ CAN DÜNDAR, FİLMİN GÜZEL, AMA ZAMANIN VE MEKANIN YAANLIŞŞŞŞ.. SENDEN BUNU HİÇ BEKLEMEZDİK!!!!!!!!!!1




